18 Aralık 2010 Cumartesi

GET YOUR DISCOVERER DOWNLOAD

REM İLE İLK RÖPORTAJ Blue Jean 1999

ARTIK FARKLI BİR GRUBUZ!
R.E.M. manyağı Ergün bir kez daha muradına erdi ve yine olaylarla 
geçen bir Viyana macerasında efsane toplulukla tanıştı, grubun şeker adamı 
Mike Mills'le muhabbet etti ve sadece fan club üyeleri için verilen 
özel konserlerini seyretti. Ya valla, sizin derginiz bu işi biliyor be arkadaşlar!


Daha Londra'nın havasından yeni yeni kurtulmaya başlamıştım ki,
 gelen bir haberle sarsıldım. R.E.M., son albümü "Up"ın promosyonu 
için Viyana'da Orta ve Doğu Avrupa ülkelerini kapsayan faaliyetlerde bulunacakmış.
 Veee en önemlisi Tükrkiye'yi temsil edecek tek şahıs da ben olacakmışım.
 Bak bak bak! Ben de ne yaptım! Oralara gittim, önce Warner Bros'çulara rakı içirdim,
sonra da başladım R.E.M.'in sempatik elemanı Mike Mills'le röportaja...
Merhaba Mike. "Monster" turnesi sırasında geçirdiğiniz rahatsızlıklardan sonra 
üçünüz de oldukça sağlıklı gözüküyorsunuz. Keyfiniz de iyi olsa gerek...
Evet, sağol. On beş yıl boyunca turnelere çıktık ve başımıza hiçbir kötü şey gelmemişti.
 Oldukça şanslı bir grup olmuştuk her zaman. Bir anda her şey tersine döndü. 
Oysa hastalıklar ve ameliyatlar dışında her şey mükemmeldi. Harika konserler veriyorduk,
 performansımız mükemmeldi...
Bill Berry'nin ayrılma nedenlerinden birinin sağlık sorunları olduğunu söyleyebiliriz, 
değil mi?
Doğrusu Bill'in R.E.M.'i terk etme sebebinin sadece küçük bir kısmı sağlık sorunları. 
Bill gezmeyi sevmez, değişik yemeklerden hoşlanmaz, yeni insanlarla tanışmaktan zevk almaz,
 fotoğraflarının çekilmesindense nefret eder. Onun için en iyisi evde olmak.
Peki neden Bill'in yerine devamlı bir dördüncü eleman almadınız?
Biz gerçek birer 'grup' üyesiyiz. Stüdyoya sadece albüm kaydetmek için girmiyoruz.
 Joey Waronker (Beck davulcusu) şu sıralar bizimle beraber ve harika çalıyor.
 Fakat bizim Bill'in yerine sürekli bir dördüncü eleman almak gibi bir niyetimiz yok.
 Çünkü Bill, hala bizim bir parçamız. O boşluğu doldurmak zorunda olduğumuzu hissetmiyoruz.
"Up"ı yaratırken en büyük ilham kaynaklarınız neler oldu?
Bence bu albümdeki en büyük ilham kaynağımız stüdyoda bir davulcumuzun olmayışıydı.
 Çünkü normalde Peter, Bill ve ben oturur, en klasik şekliyle şarkıların temelini kaydederdik. 
Bu sefer öyle olamayacaktı. Biz de bu kez şarkıların hepsini bölüm bölüm kaydettik.
 O nedenle de daha çok orkestrasyona dayalı bir albüm çıktı ortaya.
R.E.M.'de bir çok 'ilk'in de "Up" ile gerçekleştiği ortada. Sadece Bill'siz değil,
 yıllar sonra Scott Litt'siz (yapımcıları) de kaydettiğiniz ilk albüm. Üstelik kapakta
 sözleri görmek de bütün R.E.M. hayranlarını şoke ediyordur herhalde. Öyleyse
 "Up"ın R.E.M. kariyerinde yeni bir başlangıç olduğunu iddia edebilir miyiz?
Kesinlikle. Scott Litt'le yollarımız mecburen ayrıldı. Scott bir plak şirketi kurdu ve çok 
meşgul bir durumda. 
Sadece kendi şirketinin prodüksiyonlarıyla uğraşıyor. Onun için en iyisi bu.
 Şarkı sözlerine gelince...
 Artık bakış açımız ve yönümüz eskisinden farklı, yeni bir başlangıç yaşıyoruz. 
Bir yandan hala aynıyız ama bir yandan da değişik bir grubuz artık.
 Bu grup da ara sıra sözlerini kapağa basabilir.


Warner'dan seksen milyon dolar aldığınız da çok konuşuldu.
 Üzerinizde bir baskı yaratıyor mu bu?
Hayır, seksen milyon dolar falan almadık. Okuduğunuz her şeye inanmayın.
 Sattığınız sürece her şirket size para verir. Ben çok para vermediklerini söylemiyorum.
 Sadece yazılan kadar inanılmaz bir miktar değil.
Her yeni albümün promosyonu için turneler çok önemlidir. 
"Up" için turneye çıkamama kararınızı Warner nasıl karşıladı?
Onlar elbette tura çıkmamızı tercih ederler. Bu işe girişmememizin sebebi 
henüz hazır olmamamız.
 Kötü konserler vermek istemiyoruz. Ayrıca hiçbir şey yapmayacağız demiyoruz ki biz!
 Önümüzdeki sene birkaç konser vereceğiz. Biz tembel bir grup değiliz. 
Belki birkaç film müziği yaparız, yardım konserlerine, festivallere katılırız.
 Kısaca 1999'u da çalışarak geçireceğiz.
Bir röportajında "Bill gittiğinde kendi kendimize dedik ki,
 'Tamam artık istediğimiz her şeyi yapabiliriz!'." şeklinde bir beyanatın var. 
Sanki Bill gitmeden önce de aranızda sorun varmış gibi anlaşılıyor. 
Yoksa yanılıyor muyum?
Hayır hayır, benim anlatmaya çalıştığım bu değildi. 
Biz sadece işin pozitif tarafını görmeye çalıştık. 
Eğer davulcunuzu kaybetmişseniz bu tahmin ettiğinizden de korkutucu bir şeydir ve bazen ne yapacağınızı 
bile bilemezsiniz. 
O yüzden ne istersek yapabileceğimizi söyledim çünkü gerçekten de öyleydi. 
Bir davulcuyla klasik bir şekilde davul, bas, gitar kayıtlarını yapabilirsin. 
Ama davulun yoksa iş değişir, her şey olabilir.
Zaten "Up" için sizin en zor gerçekleşen albümünüz olduğu söyleniyor...
Doğru. Dediğim gibi ne yapmamız gerektiğini bilmiyorduk ve kuralları yeniden belirlemek zorundaydık. 
Hem müzik, hem de üç kişi kalmamız açısından oldukça güçlük yaşadık.
Peki şarkıları yaratma süreciniz nasıl değişti grupta?
Bunun üzerinde hala çalışıyoruz. Peter ve ben bütün müziği yazıyoruz, 
sonra şarkıları Michael'a yolluyoruz. O da sözleri yazdıktan sonra bize geliyor. 
Aslında önceki düzenimize benzer bir yapıda çalışıyoruz. 
Fakat artık Peter da bizden uzakta yaşıyor. O yüzden önümüzdeki yıl belki daha güzel bir yerde, 
belki Kaliforniya'da falan toplanır; öyle çalışırız.

Bir de biz seni -diğer elemanların aksine- asla bir rock yıldızı gibi davranırken görmedik. 
Bunu nasıl başarabiliyorsun?
Nedenini söyleyeyim. Çünkü zor! Çok kişi bunun zorluğunu bilmez. 
Örneğin ben Michael gibi yapamam. Michael gerçek bir yıldız. O bunu kaldırabiliyor, ben kaldıramam. 
Böyle davranmak beni öldürür. Ben sadece en iyi şekilde hayatımı yaşarım.
 Hayranların ilgisinden de sıkılmıyorum.
 Çoğu harika insanlar. Fakat dinleyicilerimizin bazıları gelip "Müziğin için teşekkürler.
 Gerçekten hayatımı değiştirdi" dediklerinde onlara ne söyleyebilirim ki? "Çok sağol. 
Çok sevindim." diyorum. Hepsi bu.
Yine de TV'de R.E.M. seyredenler gruptaki en sevimli adam olarak seni gösteriyorlar.
Bak bu iyi işte. Çünkü gruptaki en sevimli adam benim!
"Up"da bas gitarın yanı sıra tuşlu çalgıların çoğunu da sen üstlendin. 
Peter Buck, birçok şarkıda bas gitara el attı ve hatta 
Michael Stipe bile iki parçada gitar çaldı.
 Enstrüman paylaşımındaki değişikliklerin arkasında yatan neydi ve bu değişiklikler
 R.E.M.'in sound'unda belirgin bir farklılık yarattı mı sence?
Çok belli etmesek de enstrüman değişiklikleri R.E.M. tarihinin başından beri olan bir şeydir. 
Mesela ilk albümümüz "Murmur"da bile ben akustik gitar, Peter da bas çalmıştı.
 Bu seferki değişiklikler biraz daha fazla oldu çünkü böylece çalışmamızı çok daha eğlenceli 
bir hale getirdik. 
Dürüst olmak gerekirse bas gitardan sıkılmıştım ve tamamen farklı bir şeyle uğraşmak istiyordum. 
Ve kesinlikle haklısın, bunlar sound'u değiştiriyor. Örneğin Peter, bas gitarı benim gibi kullanmıyor.
 Ben çalsaydım aynı olacaktı. Bu değişiklikler çok işe yaradı, 
bizim de kendimizle yarışmamızı ve kendimizi taze hissetmemizi sağladı.
Davulları ne zaman çalacaksın?
Onu da çaldım bu albümde. 'Falls To Climb'de...